travesti modeller için tıklayın

Hayatıma tavsiyeler

Hayatıma bir çeki düzen verme zamanı geldi de geçiyor derken aklıma bir takım fikirler geldi. Öncelikle dedim ki kendime bir tavsiyeler kitabı yazmalıyım ve bakın içine neler koydum. İsteyen travesti bireyler bu kendim için yazdığım tavsiyeleri uygulayabilirler. Yılda en az bir kez güneşin doğuşunu seyret. Yaşlılarla özellikle nazik ve sabırlı ol. İnsanların gözlerinin içine bak. Sık sık “teşekkür ederim” de. Sık sık “lütfen” de. Bunları yapmak seni küçültmez aksine yüceltir. Sen de benimle yücelerde seyahat etmekten hoşlananlardansan gel çıkalım göklere dolaşalım el ele. İnsanlar birbirinden öğrenirler. Başarı verilen doğru kararlardır. Doğru kararlar, tecrübe ile kazanılır. Tecrübe ise yanlış kararlar ile kazanılır. Az hata yapmak istiyorsak; başkalarının tecrübelerinden faydalanmalıyız. Şimdi yeni öğrendiğim bir madde bu üstelik İstanbul travestilerinden Banu’dan öğrendim bilmemek değil öğrenmemek ayıp derler biz de ben de her zaman tecrübeye saygı duyarım. Biri benim yapacağım hatayı önceden yapmışsa onun yolundan gitmemeliyim ki aynı hata evrende tekrar etmesin. Değerli gümüş takımlarını saklama, kullan. İlk önce sen “merhaba” de olanaklarına göre yaşa. Ucuz otomobil kullan ama sahip olabileceğin en iyi evi al. Pabuçların boyalı olsun.Hiçbir neden yokken de şampanya iç.Bir konuşmanın hemen öncesinde asla yemek yeme.Sır sakla.Sevinçleri erteleme.Öfkene gem vur.Sevdiklerine küçük beklenmedik hediyelerle sürpriz yap.Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen, suçu başkalarına yıkma.Hatalarını kabul et.Cesur ol. Değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz. Son üç yıldır giymediğin bütün kıyafetlerini bir hayır kurumuna ver. Bu kuralı yıllardır uygularım dolabımda biriken temizletmekten yorulduğum ne kadar gereksiz eşya varsa dağıtırım ihtiyaç sahiplerine bunları alan kuruluşlar var siz de etrafınızda böyle kurum ve kuruluşlara destek olun. Hem dolabınızda yer açılsın hem kalbinizde. Sağlıklı olmanın değerini bil. Konuşmalarında Alaycı sözcükler kullanma. İş ve aile ilişkilerinde en önemli şeyin güven olduğunu aklından çıkarma. İnsanlara senden kaynaklandığını anlayamayacakları güzel şeyler yapmayı alışkanlık haline getir. Büyük düşün ama küçük zevklerin de tadına var. Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır hem de bedeline paha biçilmez. Gülmek size yakışıyor İclal.

Mideden gelen sesi dinle

Mide-Kanseri-Belirtileri-Ve-Tedavisi-e1438890593579

Mide stresten en çok etkilenen ilk organımız herkes bunu kalp olarak bilse de doğrusu midedir. Stresle iç içe yaşıyor, yüksek miktarda kafein ve alkol tüketiyorsanız mide problemi yaşamanız olası. Her şey Midenizle başlar, kabullenemediğiniz sorunlar ilk başta Mide’nize vurur, aşkı bile en önce midenizde hissedersiniz uçuşan kelebekleri hatırlayın. Sindirim sistemi vücudumuzun en büyük sistemlerinden, organlarından biridir. Ağızdan başlıyor boşaltıma kadar uzanıyor. Bu birçok organı etkiliyor. Bu organlar içinde en duyarlı organımız yiyeceğin ilk biriktiği yerdir. Aslında, en duygusal organımız midedir. Bir üzüntü, sinir, stres, aşkla gelen mutluluk, hüzün, sevinç, doğadaki kuş seslerinin yarattığı duygusal durum karşısında mide hemen reaksiyon verir. Bu tüm sindirim sistemini etkiler. Mesela havanın güzelliği veya kötülüğü bile o gün sindirim sistemimizi olumlu veya olumsuz etkiler. Bir üzüntü, sinir halinde mide hemen reaksiyon verir, kendini kasar. Sindirim sistemi, kasılmalar ve gevşemeler halinde çalışır. Bu kasılma ve gevşemeler sizin sinir sisteminizle paralel çalışır. Hava diyelim kapalı, yağışlı, karanlık ve puslu ise o gün sindirim sisteminiz kötü etkilenebilir. Mideniz, bağırsaklarınız rahat çalışmayabilir. Hava güzel, bahar havası, her yer cıvıl cıvıl ise bundan kaynaklanan iyi ruh hali nedeniyle o gün sindirim sistemi çok daha güzel çalışır. Ruhsal olarak ne kadar huzurluysanız sindirim sisteminiz o kadar huzurlu olur. O nedenle sindirim sistemine çok duygusal bir sistem diyebiliriz. Midenizden gelen sese kulak verin bırakın kalbinizi dinlemeyi size en doğrusunu mideniz söylüyor. Yolculuk yapmayı sevmeyen Ankara travestilerinden Bade ne zaman yola çıkmak zorunda kalsın sabahın köründen itibaren tuvaletten çıkamaz. Heyecanlanıyor çünkü o da direkt olarak midesine yansıyor. Mide-bağırsak motor fonksiyon bozukluğu, duyusal algılama kusuru, psikolojik faktörler, stres hastalığın oluşumunda rol oynar. Midemize gereken önemi verip onu çöp öğütücü olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Yoksa eninde sonunda yolumuz mide rahatsızlıklarından geçecektir. İçinizde midesi için bir şeyler yapan travesti bireyler var mı? Neden başlamıyoruz peki öyleyse kendi vücudunu tanımayan insanların düştüğü hatalara düşmeyelim. Midemizdeki en küçük hareketlenmenin ne demek istediğini dinleyelim. Sağlıkla kalın sevgili dostlarım İclal.

 Kodlanan Bilinç

Bilinçaltını anlayabilmek için birazda beyini bilmek lazımdır. Beyin işleyişi ise bilim adamlarını ve bilimi hala çaresiz bırakmaktadır. Tabi ki teoriler ve bu teorileri destekleyen ipuçları da mevcuttur. Beyin bilgiyi nasıl saklar hala bilinmemektedir. Bir görüntü, bir nesne bir kişiye gösterildiği zaman beyinde elektriklenmeler olmaktadır ve beyin hücreleri arasında elektrik sinyali akışı olmaktadır. Bu aynı bulutlar ile yer küre arasındaki yıldırımlar gibi olur. Yani elektrik atlamaları olur bunun nasıl bir bilgi depolama olduğu ise somut bilim tarafından algılanamamaktadır. Beyin tıpkı bir bilgisayar gibi kodlarla çalışır hangi bilginin hangi kodla örtüldüğü ise sadece sizin bileceğiniz bir durumdur. Beynin bilgi tutma işlemi tamamen ruhla alakalı olduğu için bilim bir yerde sınırlı kalmaktadır. İşleyiş tam olarak şöyledir aslında; algı organları veriyi alıp elektriksel olarak beyne iletir ve beyin belli hücre guruplarını elektriklendirerek ruha kaydeder. Daha sonra aynı veriyi algılayınca yani bir şeyler görüp bir şeyler hissedince aynı hücre gurupları elektriklenir ve ruhtaki o bilgi ile alakalı kısma gidilir ve onunla ilgili her şey hatırlanır. Bu tamamen istemsiz gerçekleşen bir olaydır. Üst bilinç ise odaklanmamızı günlük faaliyetlerimizi algılar. Bilinçaltınızı kullanarak neler yapabilirsiniz hiç merak ettiniz mi? Bilinçaltını kullanmak konusunda yardım alan Ankara travestilerinden Bade bakın neler yapmaya başlamış. Bunları yapmak isteyen değerli travesti dostlarım siz de deneyebilirsiniz. Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır. Uykuya dalmadan önce bilinçaltına “sabah altıda kalkacağım.” emrini verirseniz sizi tam saatinde uyandıracaktır. Her gece yatarken kendi kendinize söylediğiniz olumlu ifadeler sağlığınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız buyruğunuzu yerine getirecektir. Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konuşma yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin; o da size istediğiniz karşılığı verecektir. Asla “bunu yapamam” ya da “şunun olması imkânsız” gibi sözler söylemeyin. Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düşüncelerden dolayı yapmak istediğiniz şey için yeteneğiniz olmadığını kabul edecektir. Size zarar verecek ya da canınızı yakacak şeyler düşünmeyin. Çünkü neye inanırsanız onunla karşılaşacaksınız. Bilinçaltınıza doğru komutları verin bakın neler değişiyor hayatınızda sevgiyle kalın İclal.

Ihlamurun faydaları

Ihlamur için yanlış bir bilgi var sanki sadece kışın tüketilen bir bitkiymiş gibi lanse ediliyor oysa ıhlamur her derde deva bir bitkidir ve on iki ay boyunca birçok alanda kullanılır. Faydalarını saymaya başlayalım ama hepsinden bahsetmeye kalkarsam sanırım bu satırlar yetmez. O nedenle sadece siz değerli travesti bireylere kısaca aktaracağım. Strese karşı ıhlamur çayı : Ihlamuru kaynatıp çay haline getirdikten sonra içine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.Grip ve nezleye karşı ıhlamur : ıhlamur üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı hem terlemeyi sağlayarak, hem de vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.Güzellik için ıhlamur: Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözleriniz kapalı iken gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Ihlamur çayı ülkemizde olduğu gibi farklı kültürlerde geleneksel olarak grip nedeniyle yükselen ateşi düşürmek için kullanılmaktadır. Ihlamur çayının buharı burun tıkanıklığını açmaya yararken, sıcak çay boğaz ağrısını, öksürüğü alır. Diğer popüler kullanımı ise sakinleştirici etkisi ile sinirleri yatıştırmak içindir.  Yatıştırıcı etkisi bulunan ıhlamur çayı gerginliği alır, kaygı nedeniyle gerilen sinirleri yatıştırır, stresi azaltır ve uykuya geçişi kolaylaştırır. Kalp çarpıntısına ve yüksek tansiyona karşı tavsiye edilen ıhlamur çayı, C vitamini kaynağı olan limon suyu ile birlikte tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Ihlamur çiçeği ile hazırlanan cilt kremleri, kaşıntılı deri hastalıklarının belirtilerini hafifletmek için kullanılmaktadır. Çeşitli kozmetik markaları selülit kremleri içerisinde ıhlamur kullanmaktadır. İdrar söktürücü olarak karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde yardımcı olarak kullanılır. Ihlamurun faydaları üzerine yapılan çalışma sayısı oldukça az olmakla birlikte bazı klinik araştırmalar kas kasılmalarını azalttığı yönünde sonuçlara sahiptir. Ihlamuru piyasada kurutulmuş ıhlamur çiçekleri, hazır poşet çay, kapsül, ıhlamur özü ve tentür olarak bulabilirsiniz. Ihlamur çok faydalı diye de bizim İstanbul travestilerinden Banu gibi günde altı yedi bardak içmeye kalkmayın. Ihlamur kısa süreli ve tavsiye edilen oranlarda kullanıldığında bir yan etkisi yoktur. Ancak uzmanlar uzun süreli kullanımının kalp hasarına neden olabileceğini belirtiyorlar. Ayrıca ıhlamur ağacı kabuğuna temas etmek ciltte tahrişe yol açabilir. Gebe ve emzirme dönemindeki kadınların ıhlamur çayı içmeden önce doktorlarına danışmaları tavsiye edilmektedir.Sağlıkla kalın İclal.

 

Hatalıysam boş ver

hat

Hata insanlar içindir siz hiç hata yapan bir inek gördünüz mü? Göremezsiniz ama hata yapan insanlarla her gün karşılaşırız bunlardan biri de bizzat kendimiziz. Ararsan herkeste bir kusur, bir hata bulursun. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Ben de, sen de değilsin. Her insanın eksisi de, artısı da vardır. Farkında ol.Sen, düşeni kaldırarak büyüyebilirsin.Belki bu yazdıklarım birer hatadır. Ancak hatanın doğruluğunu fark etmek gerekir. Bir hata var, ancak bu “hata olan hata” olmayabilir. Hatta, olması gereken bir hata, doğruluktan daha çok yeğlenen bir seçenek olabilir. Evren bile bir hata olabilir. Tabi bu, hata tanımınıza ve hata kabullerimize göre şekillenir. Neye hata deriz? Doğru olan nedir, hata diye bir şey neden olsun? Benim için hata olan senin gerçeğin ise ben sana nasıl hatalısın doğru ol diyebilirim? Yanılmak, yanılgı doğruyu bulduğunda değişiyorsa zaten sorun yok sorun hata olduğunu bile bile ısrarla aynı hatayı tekrar etmektedir. Hata sözcüğü hiç kast etmediğimiz anlamlara gelebilir. Bunlardan biri başarıdır. Hatanın başarı olması nasıl mümkündür? Çocukluk dönemlerini aklımıza getirelim. Her şeyi ellemek, yemeye çalışmak, düşmek, yuvarlanmak, yanlış söylemek, yapılmaması gerekeni yapmak olmasa, olması gerekeni öğrenebilir miydik? Yürüyemez, konuşamaz, yaşayamazdık. Hatalar yaparak doğru hatalar keşfettik ve onları uygulamaya başladık. Şu an doğru olduğunu varsaydığımız tüm hatalarımız adına, hatalı olduğumu kabul ediyorum. Sen de güzel dostum varsa hataların en büyük erdemi yerine getir Ankara travestilerinden Bade gibi sevmekle büyük hata ettim artık hak edene hak ettiği kadar sevgi vereceğim de bir yerden başla. Hatalarını kabul et. Hatalı olduğumu kabul ediyorum ki, geleceğin doğrusu olan hatayı fark edeyim. Ve bu böylece sürüp gitsin. Ta ki varsayımlarımızın sorgulanamayacağı bir zamana, hiç yaşamamış olduğumuz ana dek. Şu yollarda gördüğümüz taşıma araçlarının arkasında yazar hani hatalıysam haber ver diye aynen öyle değil, hatalıysam haber verme boş ver sen de hatalısın çünkü hepimiz hatalıyız yanılıyor bile olabiliriz. Bundan kime ne hatalarımı da sevmeyi öğrendim kendimi severken bencil olmadığım sürece kimseye hesap vermem de gerekmiyor. Severek yaşayın hatalarınızla mutlu olun sevgiler İclal.

İçinden ne geliyorsa ona kulak ver

ic-ses-kaynagi

Sen içinden ne geçiriyorsan aslında senin doğrun odur. Yıllardır sana inandırılan yanlışlar yüzünden gerçeği görmekte zorlandın. Yanlış bilgilerle yalanlarla kandırıldın. Oysa sadece içinden gelen sese kulak vermen seni doğru yolda aydınlatan bir mum gibi orada duruyor. Sana bugün iyi görünmüyorsun diyen kişiler yüzünden kendini kötü hissettin oysa iyiydin, sana güzelsin ya da çirkinsin diyenlerin laflarıyla hareket ettin. En sevdiğin çiçeği bile başkaları belirledi yalan mı? Git ve bir güle bak, ama hemen papağan gibi “Ne kadar güzel” deme. Bu sadece insanların sana söylemiş olduğu bir fikir olabilir; çocukluğundan beri sürekli “Gül çok güzel bir çiçektir. Harika bir çiçektir.” sözlerini duyuyorsun. O yüzden bir gül gördüğün zaman, hemen tuşuna basılmış bir bilgisayar gibi “Bu çok güzel” diyorsun. Bunu gerçekten hissediyor musun? Bu senin içinden gelen duygular mı? Eğer değilse, söyleme. Aya baktığın zaman, eğer kendi iç sesin değilse, güzel olduğunu söyleme. Zihninde taşıdığın şeylerin yüzde doksan dokuzunun ödünç alınmış olmasına şaşıracaksın. Ve bu yüzde doksan dokuzluk işe yaramaz çöp içinde kalan yüzde birlik iç ses kaybolup boğulmuş durumda. Bilgili olmaktan vazgeç. Kendi iç sesini tekrar bul. Tanrı’yı iç sesinle bilebilirsin. Sakarya travestilerinden bir dostum bana din hakkında hiçbir şey öğretilmeseydi bile Allah’ın varlığını bilirdim demişti. Evet sadece iç sesin bile sana bir yaratan olduğunu söyleyecektir bunu bilmek için kimseye ihtiyacın yok. Altı duyu vardır: Beş tanesi dış duyudur; sana dünyayı anlatırlar. Gözler ışık hakkında bir şeyler söyler; gözlerin olmadan ışığı bilemezsin. Kulaklar ses hakkında bir şeyler söyler; kulakların olmadan ses hakkında hiçbir şey bilemezsin. Sonra bir de altıncı duyu var, iç ses. Bu duyu sana kendin ve her şeyin sonsuz kaynağı hakkında bir şeyler söyler. Bu duyunun keşfedilmesi gerekir. Meditasyon iç sesin keşfinden başka bir şey değildir. Dayatılmış hiçbir kural doğru olamaz. Çünkü kurallar, sana hükmetmek isteyen insanlar tarafından icat edilmiştir. Evet, bazen bu dünyada, aydınlanmış büyük insanlar da yaşadı; bir Buda, bir İsa, bir Krishna, bir Muhammet. Onlar dünyaya kural koymadı. Kurallarla yaşama kendi doğrularınla yaşa. Sevgiler hep senin olsun İclal.

Sen kimsin?

sen

Sen de herkes kadar iyi biliyorsun kim olduğunu biliyorsun da bazen işine gelmiyor galiba atıp tutuyorsun kendini eşi bulunmaz bir masal kahramanı ölümsüzlüğün son neferi sanıyorsun. Oysa sen herkes için her şey olamazsın. Her şeyi bir anda yapamazsın.Her şeyi mükemmel yapamazsın.Her şeyi herkesten iyi yapamazsın.Sen de herkes gibi bir insansın.Olmasaydın sevenlerin olur muydu? Seni en çok sevenler bile seni sen var olduğun için sevdi. Şimdi sen, seni sen yokken bile seven birini düşünmek istemez misin? Seni sen var olduğun içen sevenleri hatırladığın kadar, seni sevdiği için var edeni hatırlamak istemez misin? Bu sabah aynaya bir bak. Bakalım kimi göreceksin. Elbette yeryüzündeki bütün insanlara benzeyen bir insan yüzü karşında duruyor olacak. Kaşları, gözleri, yüzü, burnu, kulakları, saçları ile sen de herkes gibi bir insansın. Ama aynada herhangi bir insanı görüyor değilsin. Kendini görüyorsun. Tümüyle sana özel, sadece senin için yaratılmış bir yüz görüyorsun. Yani senin yüzün gibi başka bir yüz yok. Onun için yüzüne bakanlar seni, sadece seni görüyorlar. Seni tanıyanlar yüzünden tanır, sevenler yüzünü sever. Herkese benzeyen birini değil. Bütün zamanlarda, senin yüzün gibi bir yüz olmadı, senin yüzün gibi bir yüz olmayacak. Bu dünyada teksin ama sadece diğerleri gibi bir insansın İzmir travestilerinden Aslı hadi kendinden kendini çıkar ne kaldı geriye sıfır mı? Çarp şimdi kendinle bak yine elde var sıfır yani travesti dostlarım siz yoksanız sonuç hep sıfır olacak. Sadece varlığınız bir olduğunda sonuçlar sıfırın üstüne çıkar ama bunu bilmek için insan olmayı bilmek gerekir. Etrafına bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok şey peşinde koşuyor. Çok para, çok mal, çok yer, çok iş, çok yemek, çok araba, çok tatil, çok çok… Ne kadar telaşla yaşıyorlar. Herkesin çok acelesi var, çok telaş içindeler, çok koşturuyorlar, hep bir yerlere yetişmek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Koşturmasalar ellerindekileri düşürecekler gibi. Şimdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadaşın var? Kaç sırdaşın var? Çok az şey mutlu ediyor seni. Dostların pek az. Arkadaşlarının ve sırdaşlarının sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Sadece insansın diğerleri gibi basit ve gerçek bir insan sevgiyle kal İclal.

Dudak çatlaklarına doğal çözümler

du

Havaların soğumasıyla birlikte vücudumuzda nem oranı düştü. Sürekli nemlendirici kullansak bile çatlayan dudaklarımızı ihmal ediyoruz. Oysa basit doğal yöntemlerle parlak ve dolgun dudaklara kavuşabiliriz. Öncelikle size doğal maskeler yazacağım ben bu tariflerin bir kısmını internetten araştırıp buldum birazını da İzmir travestilerinden Bade göndermiş sağ olsun benim her kış dudaklarımla boğuştuğumu bildiği için faydası olacağını mutlaka kullanmam gerektiğini yazmış.Ben tarifleri sizinle paylaşayım siz elinizin altında hangileri varsa onu uygulayın umarım sizin de işinize yarar.Soya ununu ve un haline getirilmiş fındığı küçük bir kapta (çok iyi steril edilmiş) bir iki damla badem yağı ile krem kıvamına getirip dudaklarınıza ara sıra uygulayın.Badem ve cevizi yukarıda belirtildiği gibi un haline getirip, içerisine bir çay kaşığı yumurta sarısı ekleyerek krem kıvamını alıncaya kadar karıştırın. Dudaklarınıza uygulayın. Bu maskeleri buzdolabında iki gün saklayabilirsiniz, ona göre uygulayacağınız kadar maske yapmalısınız. (Dudak derinizi besleyen ve yenileyen maske): 1 çorba kaşığı süt ve 1 çorba kaşığı kaymağı yoğun bir kıvama gelinceye kadar kap içerisinde karıştırın, yatmadan önce dudaklarınızın dış çizgilerini de taşacak şekilde sürün. 15 dakika bekleyip yıkayın, bu maskeyi bir hafta boyunca her gün uygulayabilirsiniz. Ayrıca kaymak yerine bal da kullanabilirsiniz. Bunu yaptığınızda dudaklarınızı yalamayın. Sürekli dudağında uçuk çıkan travesti bireyleri de unutmadım tabi onlar için de harika bir tarifim var yüzde yüz işe yarıyor. Özellikle stres, yorgunluk, soğuk algınlığı ve bazı hormonsal değişiklikler, uçuk olacak bölgede daha önceden karıncalanma, kaşınma ve yanma hissiyle kendini belirtir. Uçuğun çıkmasını engellemek için, bir parça buzu ince bir kumaş içine veya poşete sarıp dudak bölgenize hafifçe bastırarak uygulayın, buna 5 ila 10 dakika devam edin, ardından yukarıda hazırlamış olduğunuz badem maskesini sürün. Soğuk ve rüzgârlı havalarda dışarı çıkmadan önce dudaklarınıza süreceğiniz bir iki damla badem yağı, hem dudaklarınızı dış etkilerden koruyacak hem de dudak sağlığınızı sağlayacaktır. Dudak uçukları ben de gece rüyamda kötü şeyler gördüğümde ortaya çıkıyor sanırım pek çoğumuzda da durum aynıdır. Bu maskeyi uygulamaya başladığımdan beri ilaç kullanmaktan kurtuldum. Deneyin sonuçta doğal bir yöntem olduğu için işe yaramasa bile zararı yok sevgiyle ve sağlıkla kalın kış güneşi yüreğinizi hep ısıtsın İclal.

Kalp aynı anda kaç kişiyi sever?

ask (1)

Kalp aynı anda kaç kişiyi sevebilir acaba? Etrafa bakılacak olursa birden fazla kişiyi sevmek olası. İnsana olmaz gibi geliyor ama oluyor işte. Benim başıma geldi ve sizlere biraz değiştirerek anlatmak istiyorum olay gerçek zaman ve mekan tamamen uydurma okuyun bakalım.Diyelim ki olay üniversite zamanımda geçiyor. Sevgilim var, adamı seviyorum. Kafa dengi, geziyoruz eğleniyoruz, birbirimize güveniyoruz. Ayrıca birbirimize sözümüz var “her zaman dürüst olacağız” diye. En büyük oyunumuz ne düşünüyorsun diye sormak ve hep doğru cevabı almak. Biz böyle sağlam ve uzun soluklu bir ilişki yaşarken, karşıdan çok sevdiğim bir arkadaşım beni gezmeye çağırıyor. Erkek arkadaşımın işi var gelemiyor, neyse ben giyiniyorum süsleniyorum, karşı tarafa geçiyorum. Ve arkadaşım beni birisiyle tanıştırıyor. İşte daha o anda, daha ilk dakika da ben adama aşık oluyorum. Bildiğin aşık oluyorum. Elim ayağım titriyor, sesim gidiyor, adamın yüzüne bakamıyorum heyecandan. Neyse o gün biz sohbet ediyoruz, gülüyoruz, eğleniyoruz sonra ben eve dönüyorum, nasıl içim yanıyor anlatamam. Ben sevgilimi düşünmeyi, ilgilenmeyi, aramayı bırakmışım, bu yeni adamı düşünüyorum. Tabi onun bunlardan hiçbir haberi yok. Ben kendi kendime yanıp kavruluyorum. Sonra bir daha görüşmüyoruz, ben kimselere bir şey söylemiyorum ve ilişkime devam ediyorum.Zaman geçtikçe adama olan aşkım sönüyor, hatta kayboluyor. İlişkim de bir gün bitiyor ama ben diğer adama da kız arkadaşıma da bir şey söylemiyorum. Seneler sonra bu adamla tekrar yollarımız kesişiyor. O evlenmiş boşanmış, kişisel gelişim konularına ilgi duyan bir adam olmuş. Ama bende de ona karşı duygu kalmamış, kalbim kendiliğinden dostluğa dönüşmüş. Yani anlayacağınız gene aramızda bir şey geçmiyor. Bu anıdan çıkardığım ilişki dersleri şunlar duygular zamanla değişebilir, bir kalbe aynı anda iki kişi rahat sığar. Aldatmak için illa tensel birliktelik şart değildir. Sadece hayallerle bile sevdiğinizi aldatabilirsiniz. Son olarak da sevmek dünyanın en güzel şeyidir insanı hep genç ve diri tutar.Sıklıkla aşık olan Yaren ( İstanbul travestileri ) her aşkla birlikte biraz daha güzelleşiyor ve işin sırrının kalbi çalıştırmak olduğunu söylüyür  galiba haklı sevmeyen bir insanın kalbide vücudu da eskiyor aman eskimeyelim hep sevelim İclal.

Güvensizlik insandan çekinme sorunu

kor

İnsanın insandan korkması bazılarına garip gelebilir ama bence çok normal bir durum bu dünyada korkulacak tek tür bence de insandır. Yaptığınız hataları yanlışları bir çırpıda yüzünüze vururlar ve bunu yaparken hiç acımazlar tabi hepsini aynı kefeye de koymayalım gerçekten insan olanlar bu sınıfın dışında kalıyorlar. Gerçek dışı varlıklardan korkuyorsanız işiniz daha kolay mesela bulunduğunuz ortamı değiştirebilirsiniz. Bunu kabalık ortamlarda –mesela araba trafiğinde- veya korku anlarında yapabilirsiniz (mesela gece uyuyamadınız ve sıkıntı bastı, varlıklardan korkuyorsunuz). Derin derin nefes alın verin ve her nefes verişinizde sıkıntının ağzınızdan çıktığını imgeleyin. Ardından kendinizi hoşunuza giden bir ortamda hayal edin. Mesela her tarafı ağaçlarla kaplı bir orman düşünün. Ormanın oksijenini hissedin, orada bir dere hayal edin ve derenin sesini duyun, hatta esen rüzğarın ferahlığını teninizde hissedin. Bu şekilde kendinize yeni bir dünya, bir ortam yaratın ve oranın tadını çıkarın. Bilinçaltı bu yarattığınız ortamın gerçek mi sahte mi olduğunu ayırt edemez, haliyle bu ortama odaklanmak belli bir süre sonra sizi huzurlu ve rahat kılar. Eğer bu tür çalışmaları düzenli yaparsanız, imgeleme oldukça kısalacaktır. Yok eğer görünen iki ayaklı canlılar ise korktuğunuz yapılacak bazı şeyler vardır elbette öncelikle otohipnoz yani kendinizi bir teybe çekip sonra bunu dinlemek. 10 dakikada meditasyon yapıp, hafif trans haline geçeceksiniz. 10 dakikadan sonra 15 dakikayı geçmeyecek bir konuşma kaydedin. Bu telkinler ve olumlamalarda hiçbir olumsuz kelime geçmemeli bunu unutmayın. “Korku” veya “endişeli değilsin” kelimeleri değil “rahatsın, huzurlusun” veya “özgürsün, kendine güveniyorsun” gibi kelimeler tercih edin. Bu şekilde fayda sağlayamazsanız ikinci yöntem olan zihninizi boşaltmayı deneyin. Başınıza gelen kötü olayları silin ve yerine yeni olumlu düşünceleri koyun aslında bu yöntemi başarıyla uygulayan asosyallikten kurtulan Sema ( Ankara travestileri ) konuyu size daha iyi anlatabilir ama ben basit bir şekilde üstünden geçiyorum. Bu yöntem sanıldığı kadar kolay olmayabilir insan kötü anılarını beyninin en ulaşılabilir kısmına yazdığından her an o kötü olumlamalarla burun buruna gelirsiniz. Denemekten vazgeçmeyin İnsan dediğin senin gibi bir canlı korkmak oldukça yersiz sadece aldırış etmemeyi becerebilmelisin sevgiler İclal.