travesti modeller için tıklayın

Elmadan sirke sağlığa deva

Sirke turşu gibi yiyeceklerin yıllarca zararlı olduğunu öğrendikten sonra her şey sil baştan değişti.Elma sirkesi, sayısız faydası ve farklı kullanım alanıyla, sadece salata sosu olmaktan çok daha fazlasını hak etmektedir. Sebep ne olursa olsun elma sirkesini günlük hayatımıza dahil etmek gerekiyor. Elma sirkesi tamamen doğal bir üründür. Elma suyunun fermantasyonu ile elde edilir. Elma sirkesi kullanarak evinizde ve günlük yaşantınızda doğal olmayan kimyasal ürünlerin tüketimini azaltabilirsiniz. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra elma sirkesi ile durularsanız daha parlak ve hacimli olmalarına yardımcı olabilirsiniz. Boş bir şampuan şişesine yarım yemek kaşığı elma sirkesi ve bir fincan soğuk su koyarak çalkalayın. Etkili sonuç için haftada iki kez şampuan sonrası bu elma sirkeli su ile durulama yapmanız yeterli olacaktır. Doğal elma sirkesi cildinizin pH dengesini düzenleyebilir. Her zaman kullandığınız yüz toniğiniz yerine, bir ölçü elma sirkesini 2 ölçü su ile seyreltin ve bu karışımı bir pamukla yüzünüze yayın. Bunu akşam yüzünüzü yıkadıktan sonra ve sabah nemlendirici olarak uygulayabilirsiniz. Ayrıca yüz lekelerinin veya sivilce izlerinin hafiflemesi için, lekeler üzerine parmak ucunuzla elma sirkesi sürüp, yıkamadan ve silmeden yatabilirsiniz. Elma sirkesi siğil tedavisinde de etkilidir. Gece yatmadan önce bir parça pamuğu elma sirkesi ile ıslatın ve pamuğu siğilin üzerine koyup yara bandı ile kapatın. Sabaha kadar açmayın. Elma sirkesinin keskin bir kokusu vardır evet ama siğili düşürecek kadar etkili olabilir. Siğilin geri dönmemesi için aynı işlemi birkaç gün daha tekrarlayın. Elma sirkesi dişteki lekelerin temizlenmesinde yardımcı olabilir. Dişlerinizi elma sirkesi ile ovun ve ağzınızı su ile çalkalayın. Elma sirkesini evinde kendi elleriyle yapan Bursa travestilerinden Seda tarifi vermek istemedi olsun biz de doğal ürün satan yerlerden temin ederiz. Sonuçta tüm travesti bireyler elma sirkesinin faydalarını öğrensin. Güneş yanıkları için, banyo suyuna bir fincan elma sirkesi ekleyin ve 10 dakika içinde bekleyin. Yazın mutlaka kullanın özellikle güneşe maruz kalan yüzünüze sevgiyle kalın İclal.

Sözüne güven

ytre

Sözleri kullanırken oldukça özenli olun. Çünkü söylenen tek bir söz dahi kişinin kaderini alt üst edebilir. Başlangıçta söz vardı. Fakat o söze yüreğinizi koyduğunuzda, söz bir bütün, saf sevgi halini alır. Yüreğiniz taşımayan söz ise, arzudan ibarettir. Dilinizden dökülen her söz var olur. Orada bir yerde durur. Bir titreşimdir. Söz, bir sebep ve bir sonuçtur. Kimse sözden kaçamaz. Sözden kaçamayacağımızın bilincine varmak bizim en temel görevimizdir. Kişi kullandığı dille ve diğer insanlara yaklaşımıyla yaydığı titreşim dolayısıyla değerlendirilebilir. Söz senin esirin olmalı diyen Ankara travestilerinden Bade arkasından şunu ekliyor ne yiyorsan o değil ne söylüyorsan sen o sun bu söze katılmamak mümkün değil sanırım tüm travesti bireyler de bu sözü onaylayacaktır. Söylediği tek bir cümleyle onu tam manasıyla çözebilir; ne kadar ilahi olduğunu anlayabilirsiniz. Evrensel bir dil kullanıyorsa, evrensel bir bilince sahiptir. Yalnızca dilinizle değil zihninizle de konuşursunuz. Dilinizle konuştuğunuzda arka planda yine zihin ve düşünceleriniz vardır. Bu düşüncelerin kıymetini yeterince bilmiyoruz. Her şey değişmelidir. Bu, evrenin kanunudur. Siz ise ya daha yüksek değerleriniz ya da daha düşük değerleriniz için değişeceksiniz. Daha yüksek değerler için değişirseniz, söz için yaşarsınız. Daha düşük değerler için değişirseniz, kendi sözünüze ihanet edersiniz. Dünyaya gelen her bebek önce ağlayarak açar gözlerini. Ağlar, bağırır, çeşitli sesler çıkararak var olduğunu kanıtlamak ister gibidir sanki. Annesi ve çevresi ile sesli iletişime geçer. Sesle başlayan iletişim daha sonra kelimelerle konuşmaya dönüşerek beynimize kaydedilir. Yani ilk iletişim sestir gerçeğinden sonra kelimelere dönüşen ve bu sayede konuşma ile gerçekleşen iletişimin son aşamasında yazı girmiştir devreye. Önce el yazmaları sonra da matbaanın icadı ile basım ve kitaplar çok daha ileri düzeye taşımıştır iletişim dünyasını. Daha sonra da bilgisayarların gelişi ile ve internet dünyası kalıcı belge konusuna son noktayı koymuştur şimdilik tabi. Her ne kadar “Söz uçar, yazı kalır” deyişi gerçeği yansıtsa da, toplumumuz, Türk insanı genelde sözlü ifadeyi tercih eder. Bol bol konuşma, dolu ya da boş muhabbet, “Gel, iki lafın belini kıralım,” yaklaşımı okuyan, düşünen, öğrenen ve bilerek konuşan insan tiplemesinden çok daha yaygındır. Konuşan ama önce düşüne insan olalım ki sözümüze güven olsun sevgiler İclal.

Vazgeçmeyi bilmek

Vazgeçmeyi bilmek neden önemli olsun bilmiyorsun değil mi? Vazgeçme yeteneğin yoksa başkasına köle olursun. Özgürlüğüne, mutluluğuna sağlığına ve başarına, sahip çıkmanın yollarından biri de, bazen bir şeylerden vazgeçmektir! Sahip çıkmaktan vazgeçmek! Ve geride bırakmaktır! Sen daha çok annen, baban ya da çevren tarafından elde ettiğin ve öğrendiğin her şeyi korumak ve onları asla bırakmamak düşüncesiyle yetiştirildin. Bizim doğamızda var bu bak etrafına ne kadar çok şey birikmiş travesti dostum hangisini kullandığınıza karar ver ve tıpkı yeniden dünyaya gelmişsin gibi kurtul fazlalıklarından sen de o güç var. Şimdi hemen İstanbul travestilerine sesleniyorum lütfen vazgeçin sizi yoranlardan. Sen sıkı bir “stokçu” olmayı öğrendin. Böylece bulduğun her şeyi biriktirmeye ve asla elden çıkarmamaya alıştırıldın. Ve eğer öyle kalmaya devam dersen, hayatının geri kalanında da tıpkı evindeki eski eşyaları elden çıkaramayan insanlar gibi olacaksın.Ve Taylor Durden’in dediği gibi”sonunda sahip olduklarımız bize sahip olacak! ”Durden, der ki“ Sahip olduğun şeyler sonunda sana sahip olur!”Ya da Cioran söylediği gibi” Özgürlüğün Yolu Vazgeçebilme Yeteneğinden Geçer!”Sözünü hayatına uygulayacaksın.Senin kanatların inanç ve düşüncelerindir. Onlar seni ya uçurur ya da düşürür.Sen hala uçamıyorsan..Düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmelisin.Vazgeçmen gerekenlerden hemen şimdi şu an vazgeçmelisin.”Bazen çok küçük şeyler ayaklarımıza dolanır.”Bu bazen çalıştığın iş yerinde elde ettiğin bir pozisyondur; Mutsuzsun ama onu kaybetmekten korkarak, risk almaz ve kendi kaderini belirlemekten çekinirsin.Bu bazen sana zarar veren bir arkadaş yahut başka bir yakınındır; Düzeleceği de, değişeceği de yok ama sen umut edip durur.Onu hayatından çıkarmazsın.Bu bazen paradır.Elinden kaçırırsan yeniden elde edemeyeceğinden korkar, ondan yararlanmayı bile unutur, sadece bir köşeye atarsın.Kısacası! Vazgeçemediğin fikirler, vazgeçemediğin alışkanlıklar, vazgeçemediğin ilişkiler, vazgeçemediğin bir ton şey sonunda yaşam alanını daraltır.Bir bakmışsın hiçbir yere, hiçbir şekilde hareket edemiyor, adım atamıyorsun, Zaman hızla akıp geçerken sen öylece kalakalmış.Köleleşmişsin.Onlarca fırsat kaçmış, sen hep aynı yerde sayıyorsun ve görüyorsun ki, tüm biriktirdiklerin, hayatını devasa “bir çöplüğe ” dönüştürmüştür!Yani anlayacağın sahip olduğun her şey sana sahip olmuş!VE şimdi vazgeçemediklerin yüzünden özgürlüğüne, mutluluğuna, başarına sağlığına ve dahası kendine sahip çıkamıyorsun.Eğer sahip çıkmak istiyorsan bir şeylere bazen sahip çıkmamalısın bu en sevdiğin kişi olsa bile. Koy ver gitsinler! Vazgeç! Hastalıklar, ruhunla bedenine, gösterdiğin saygısızlığa bir başkaldırıdır. İyileşme ise bu saygısızlığı ortadan kaldırmak için kendine doğru yapacağın yolculukla başlar. Sevgiyle kalın İclal.

Kefir nasıl yapılır?

Evde kefir yapmak çok kolaydır. Yoğurt yapmaya benzer, süte yoğurt mayası konulursa yoğurt, kefir tanesi konulursa kefir olur.  Öncelikle güvenilir bir kaynaktan kefir tanesi bulmak gerekiyor. Kefir tanelerinin, yani mayanın kalitesi çok önemlidir. Mümkünse Ziraat Fakülteleri’nde üretilen içindeki bakterilerin analiz edilip onaylanmış mayalar tercih edilmelidir. Evde kaliteli bir maya ile yapılan kefirlerin bakteri çeşitliliği hazır alınan kefirlere göre daha fazladır. Kefir Yapmak İçin Gereken Malzemelere bakacak olursak;1 litre süt (Bulabilirseniz taze keçi sütü, yoksa çiğ veya pastörize süt olabilir)30-50 gram kefir mayası. Cam kavanoz. Plastik süzgeç. Malzemeleri derleyip toplayan travesti bireylere bir önerim var Kafkas göçmeni olan İstanbul travestilerini de kefirinizi yaparken davet edin ne de olsa bu işin asıl mimarı onlar. Önce çiğ süt kaynatılır ve soğumaya bırakılır ve üzerinde oluşan kaymak alınır, soğuyan süt 20-25 dereceye geldiğinde kefir mayası ilave edilir,Kavanozun ağzı hava alacak, ama toz girmeyecek bir şekilde peçete veya temiz gevşek dokulu bir bezle kapatılır,20-25 derecede kalacağı bir yerde bırakılır, hava soğuk ise kavanozun etrafı bezle sarılır,18-24 saat sütün pıhtılaşması beklenir,Süt pıhtılaştığında kefir olmuş demektir,Olgunlaşması için buzdolabında bir gece bekletilir,Sonra kefir plastik bir süzgeçle süzülür,Süzülen kefir içilmeye hazırdır, 2 gün kadar buzdolabında bekletilebilir.Kefirin bileşiminde %1 kadar süt asidi ve % 0.5-2.0 düzeyinde etil alkol bulunmaktadır, bekledikçe içindeki alkol oranı artar. Kefir düzenli olarak günde yarım litre tüketilirse destek gıda olarak sağlık üzerine olumlu etkileri vardır. Yoğurt ve kefir probiyotik içeren gıdalardır. Yoğurt tüketiminin bu kadar yaygın olduğu ülkemizde kefir yoğurttan daha yoğun bir probiyotik kaynağı olmasına rağmen pek tüketilmemektedir. Eğer kefirin tadını sevmiyorsanız içerisine sevdiğiniz bir meyveyi ekleyerek blenderden geçirip içebilir veya birkaç kaşık yulaf ve kuru meyve ekleyerek kahvaltıda yiyebilirsiniz. Biraz sulandırıp içine nane veya dereotu koyup ayran gibi içebilir yahut içine salatalık ve dereotu ekleyerek cacık gibi tüketebilirsiniz. Kefirin tok tutma özelliği vardır, diyet yapanlara önerilir. Benim gibi kışın diyetin ucunu kaçıranlara özellikle kefiri tavsiye ediyorum. Sevgiyle kalın İclal.

Seslerin etkisi

mü

Titreşen sesler çevremizdeki hava içerisinde gözümüzle göremediğimiz titreşimsel desenler oluşturur ve bu titreşimler harekete bağlı enerji alanları yaratır. Biz de bu enerjileri emeriz ve onlar da bizim nefes alış verişimizi, nabzımızı, kan basıncımızı, kas gerginliğimizi, vücut sıcaklığımızı ve diğer içsel ritimlerimizi yavaş yavaş değiştirir. Güzel bir müzik dinlerken kendimizden geçme nedenimiz işte budur. Ben müzik olmadan yaşayamam diyen travesti bireylere bunun nedenini açıklamaya çalışacağım. Bazı durumlarda sesler beyni ve bedeni pozitif elektrikle yükler. Bazen de yüksek sesli, ritimli bir müzik bize enerji verir, gerilimlerimizi ya da ağrılarımızı maskeler ya da ortadan kaldırır. Sesler elbette negatif etkilere de yol açabilir. Şehir gürültüleri başımızı şişirdiği gibi bedenimizdeki enerjiyi de tüketebilir. Aşırı gürültülü tiz bir frekans ani biçimde baş ağrısına ya da aşırı denge kaybına yol açabilmekte, düşük frekanslı sesler ise bedeni etki altına alabilmekte, strese, kasılmalara ve ağrıya yol açabilmektedir. Pek çoğumuz ne gibi bir etkisi olduğunun tamamıyla farkında olmadan müzik dinleriz. Dinlediğimiz müzikler bazen uyarıcıdır, bazen rahatsız edici, bazen de rahatlatıcı olabilir Tepkimiz her ne olursa olsun, dinlediğimiz müzikler üzerimizde ruhsal, zihinsel ve fiziksel etkiler yaratır. Bunu çoğu zaman farkında olmadan deneyimleriz. Beyin dalgaları hem müzik hem de kişinin kendi çıkardığı seslerle değiştirilebilmektedir. Gündelik bilinç halindeyken beynimiz saniyede 13 ila 20 titreşim hızına sahip olan “beta” dalgaları yaymaktadır. Ancak gözlerimizi kapatıp gevşemeye başladığımızda bu dalgalar 13’ün altına düşer ve “alfa” ritmine geçeriz. Rüya görmeye başladığımız uyku durumunda bu dalgalar 8’in altına düşer. Müzik aynen solunumda olduğu gibi kalp atışı ve kan basıncı üzerinde de etkilidir. Çünkü insan kalbi sese ve müziğe kolaylıkla ayak uydurabilir. Şimdi bu yazıyı okurken İstanbul travestilerinden Işıl, sevdiği bir müzik açmış ve yazanlarla uyup uymadığını kıyaslayarak hem okuyor hem kıyaslıyormuş. Ne diyeyim ben de bilimin yalancısıyım. Bakalım uyacak mı? Nabzımız müzikle ilgili frekans, tempo ve volüm gibi niteliklere tepki verir ve sesin ritmine ayak uydurmak için hızlanır ya da yavaşlar. Müzik ne kadar hızlıysa, kalbimiz o kadar hızlı atar, müzik ne kadar yavaşsa kalp de o kadar yavaş atar. Nefes alış veriş hızı gibi, daha düşük bir kalp atışı daha az fiziksel gerilim ve stres yaratır, zihni sakinleştirir ve bedenin kendi kendisini iyileştirmesine yardımcı olur. Müzik, doğal bir kalp atış düzenleyicisidir. Sevgiyle kalın İclal.

Hayata bakış

insects-spiders02

Hayat senin bakışında saklıdır. Bakış açın ona bir anlam kazandırır. Hayatın anlamı ile ilgili bir hikaye anlatayım size sıkılmadan okuyun lütfen değerli travesti bireyler bakalım hikaye hepinizde aynı sonucu doğuracak mı? Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı ve araştırmaya başlamış. Bulduğu hiç bir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş. Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş. Herkese bunu sormaya karar vermiş. Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabi ki akıp giden zamana karşı da bir yarış varmış. En sonunda bizim Diyarbakır travestilerinin memleketine gelmiş. Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona: ”Şu karşı ki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar, istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir” demişler. Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş. Her dağda bir bilge yaşıyor mu bilmem ama benim okuduğum hikayelerde mutlaka bir bilge var. Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor demiş. Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş. “Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel… Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersin”. Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge bakmış: ” Evet, demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı? Adam şaşkın… ”Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakamadım ki“. Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş bilge ve adamı tekrar yollamış. Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzelliklerden büyülenmiş muhteşem bir bahçedeymiş. Geri geldiğinde bilge, adama bahçenin nasıl olduğunu sorunca gördüğü güzelliklerden büyülendiğini anlatmış adam. Bilge gülümsemiş , “ama kaşıkta hiç yağ kalmamış” demiş ve eklemiş: “Hayat senin bakışınla anlam kazanır. Hayatı görmeye odaklan Sevgiler İclal.

Hayatıma tavsiyeler

Hayatıma bir çeki düzen verme zamanı geldi de geçiyor derken aklıma bir takım fikirler geldi. Öncelikle dedim ki kendime bir tavsiyeler kitabı yazmalıyım ve bakın içine neler koydum. İsteyen travesti bireyler bu kendim için yazdığım tavsiyeleri uygulayabilirler. Yılda en az bir kez güneşin doğuşunu seyret. Yaşlılarla özellikle nazik ve sabırlı ol. İnsanların gözlerinin içine bak. Sık sık “teşekkür ederim” de. Sık sık “lütfen” de. Bunları yapmak seni küçültmez aksine yüceltir. Sen de benimle yücelerde seyahat etmekten hoşlananlardansan gel çıkalım göklere dolaşalım el ele. İnsanlar birbirinden öğrenirler. Başarı verilen doğru kararlardır. Doğru kararlar, tecrübe ile kazanılır. Tecrübe ise yanlış kararlar ile kazanılır. Az hata yapmak istiyorsak; başkalarının tecrübelerinden faydalanmalıyız. Şimdi yeni öğrendiğim bir madde bu üstelik İstanbul travestilerinden Banu’dan öğrendim bilmemek değil öğrenmemek ayıp derler biz de ben de her zaman tecrübeye saygı duyarım. Biri benim yapacağım hatayı önceden yapmışsa onun yolundan gitmemeliyim ki aynı hata evrende tekrar etmesin. Değerli gümüş takımlarını saklama, kullan. İlk önce sen “merhaba” de olanaklarına göre yaşa. Ucuz otomobil kullan ama sahip olabileceğin en iyi evi al. Pabuçların boyalı olsun.Hiçbir neden yokken de şampanya iç.Bir konuşmanın hemen öncesinde asla yemek yeme.Sır sakla.Sevinçleri erteleme.Öfkene gem vur.Sevdiklerine küçük beklenmedik hediyelerle sürpriz yap.Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen, suçu başkalarına yıkma.Hatalarını kabul et.Cesur ol. Değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz. Son üç yıldır giymediğin bütün kıyafetlerini bir hayır kurumuna ver. Bu kuralı yıllardır uygularım dolabımda biriken temizletmekten yorulduğum ne kadar gereksiz eşya varsa dağıtırım ihtiyaç sahiplerine bunları alan kuruluşlar var siz de etrafınızda böyle kurum ve kuruluşlara destek olun. Hem dolabınızda yer açılsın hem kalbinizde. Sağlıklı olmanın değerini bil. Konuşmalarında Alaycı sözcükler kullanma. İş ve aile ilişkilerinde en önemli şeyin güven olduğunu aklından çıkarma. İnsanlara senden kaynaklandığını anlayamayacakları güzel şeyler yapmayı alışkanlık haline getir. Büyük düşün ama küçük zevklerin de tadına var. Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır hem de bedeline paha biçilmez. Gülmek size yakışıyor İclal.

Mideden gelen sesi dinle

Mide-Kanseri-Belirtileri-Ve-Tedavisi-e1438890593579

Mide stresten en çok etkilenen ilk organımız herkes bunu kalp olarak bilse de doğrusu midedir. Stresle iç içe yaşıyor, yüksek miktarda kafein ve alkol tüketiyorsanız mide problemi yaşamanız olası. Her şey Midenizle başlar, kabullenemediğiniz sorunlar ilk başta Mide’nize vurur, aşkı bile en önce midenizde hissedersiniz uçuşan kelebekleri hatırlayın. Sindirim sistemi vücudumuzun en büyük sistemlerinden, organlarından biridir. Ağızdan başlıyor boşaltıma kadar uzanıyor. Bu birçok organı etkiliyor. Bu organlar içinde en duyarlı organımız yiyeceğin ilk biriktiği yerdir. Aslında, en duygusal organımız midedir. Bir üzüntü, sinir, stres, aşkla gelen mutluluk, hüzün, sevinç, doğadaki kuş seslerinin yarattığı duygusal durum karşısında mide hemen reaksiyon verir. Bu tüm sindirim sistemini etkiler. Mesela havanın güzelliği veya kötülüğü bile o gün sindirim sistemimizi olumlu veya olumsuz etkiler. Bir üzüntü, sinir halinde mide hemen reaksiyon verir, kendini kasar. Sindirim sistemi, kasılmalar ve gevşemeler halinde çalışır. Bu kasılma ve gevşemeler sizin sinir sisteminizle paralel çalışır. Hava diyelim kapalı, yağışlı, karanlık ve puslu ise o gün sindirim sisteminiz kötü etkilenebilir. Mideniz, bağırsaklarınız rahat çalışmayabilir. Hava güzel, bahar havası, her yer cıvıl cıvıl ise bundan kaynaklanan iyi ruh hali nedeniyle o gün sindirim sistemi çok daha güzel çalışır. Ruhsal olarak ne kadar huzurluysanız sindirim sisteminiz o kadar huzurlu olur. O nedenle sindirim sistemine çok duygusal bir sistem diyebiliriz. Midenizden gelen sese kulak verin bırakın kalbinizi dinlemeyi size en doğrusunu mideniz söylüyor. Yolculuk yapmayı sevmeyen Ankara travestilerinden Bade ne zaman yola çıkmak zorunda kalsın sabahın köründen itibaren tuvaletten çıkamaz. Heyecanlanıyor çünkü o da direkt olarak midesine yansıyor. Mide-bağırsak motor fonksiyon bozukluğu, duyusal algılama kusuru, psikolojik faktörler, stres hastalığın oluşumunda rol oynar. Midemize gereken önemi verip onu çöp öğütücü olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Yoksa eninde sonunda yolumuz mide rahatsızlıklarından geçecektir. İçinizde midesi için bir şeyler yapan travesti bireyler var mı? Neden başlamıyoruz peki öyleyse kendi vücudunu tanımayan insanların düştüğü hatalara düşmeyelim. Midemizdeki en küçük hareketlenmenin ne demek istediğini dinleyelim. Sağlıkla kalın sevgili dostlarım İclal.

 Kodlanan Bilinç

Bilinçaltını anlayabilmek için birazda beyini bilmek lazımdır. Beyin işleyişi ise bilim adamlarını ve bilimi hala çaresiz bırakmaktadır. Tabi ki teoriler ve bu teorileri destekleyen ipuçları da mevcuttur. Beyin bilgiyi nasıl saklar hala bilinmemektedir. Bir görüntü, bir nesne bir kişiye gösterildiği zaman beyinde elektriklenmeler olmaktadır ve beyin hücreleri arasında elektrik sinyali akışı olmaktadır. Bu aynı bulutlar ile yer küre arasındaki yıldırımlar gibi olur. Yani elektrik atlamaları olur bunun nasıl bir bilgi depolama olduğu ise somut bilim tarafından algılanamamaktadır. Beyin tıpkı bir bilgisayar gibi kodlarla çalışır hangi bilginin hangi kodla örtüldüğü ise sadece sizin bileceğiniz bir durumdur. Beynin bilgi tutma işlemi tamamen ruhla alakalı olduğu için bilim bir yerde sınırlı kalmaktadır. İşleyiş tam olarak şöyledir aslında; algı organları veriyi alıp elektriksel olarak beyne iletir ve beyin belli hücre guruplarını elektriklendirerek ruha kaydeder. Daha sonra aynı veriyi algılayınca yani bir şeyler görüp bir şeyler hissedince aynı hücre gurupları elektriklenir ve ruhtaki o bilgi ile alakalı kısma gidilir ve onunla ilgili her şey hatırlanır. Bu tamamen istemsiz gerçekleşen bir olaydır. Üst bilinç ise odaklanmamızı günlük faaliyetlerimizi algılar. Bilinçaltınızı kullanarak neler yapabilirsiniz hiç merak ettiniz mi? Bilinçaltını kullanmak konusunda yardım alan Ankara travestilerinden Bade bakın neler yapmaya başlamış. Bunları yapmak isteyen değerli travesti dostlarım siz de deneyebilirsiniz. Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır. Uykuya dalmadan önce bilinçaltına “sabah altıda kalkacağım.” emrini verirseniz sizi tam saatinde uyandıracaktır. Her gece yatarken kendi kendinize söylediğiniz olumlu ifadeler sağlığınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız buyruğunuzu yerine getirecektir. Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konuşma yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin; o da size istediğiniz karşılığı verecektir. Asla “bunu yapamam” ya da “şunun olması imkânsız” gibi sözler söylemeyin. Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düşüncelerden dolayı yapmak istediğiniz şey için yeteneğiniz olmadığını kabul edecektir. Size zarar verecek ya da canınızı yakacak şeyler düşünmeyin. Çünkü neye inanırsanız onunla karşılaşacaksınız. Bilinçaltınıza doğru komutları verin bakın neler değişiyor hayatınızda sevgiyle kalın İclal.

Ihlamurun faydaları

Ihlamur için yanlış bir bilgi var sanki sadece kışın tüketilen bir bitkiymiş gibi lanse ediliyor oysa ıhlamur her derde deva bir bitkidir ve on iki ay boyunca birçok alanda kullanılır. Faydalarını saymaya başlayalım ama hepsinden bahsetmeye kalkarsam sanırım bu satırlar yetmez. O nedenle sadece siz değerli travesti bireylere kısaca aktaracağım. Strese karşı ıhlamur çayı : Ihlamuru kaynatıp çay haline getirdikten sonra içine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.Grip ve nezleye karşı ıhlamur : ıhlamur üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı hem terlemeyi sağlayarak, hem de vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.Güzellik için ıhlamur: Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözleriniz kapalı iken gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Ihlamur çayı ülkemizde olduğu gibi farklı kültürlerde geleneksel olarak grip nedeniyle yükselen ateşi düşürmek için kullanılmaktadır. Ihlamur çayının buharı burun tıkanıklığını açmaya yararken, sıcak çay boğaz ağrısını, öksürüğü alır. Diğer popüler kullanımı ise sakinleştirici etkisi ile sinirleri yatıştırmak içindir.  Yatıştırıcı etkisi bulunan ıhlamur çayı gerginliği alır, kaygı nedeniyle gerilen sinirleri yatıştırır, stresi azaltır ve uykuya geçişi kolaylaştırır. Kalp çarpıntısına ve yüksek tansiyona karşı tavsiye edilen ıhlamur çayı, C vitamini kaynağı olan limon suyu ile birlikte tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Ihlamur çiçeği ile hazırlanan cilt kremleri, kaşıntılı deri hastalıklarının belirtilerini hafifletmek için kullanılmaktadır. Çeşitli kozmetik markaları selülit kremleri içerisinde ıhlamur kullanmaktadır. İdrar söktürücü olarak karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde yardımcı olarak kullanılır. Ihlamurun faydaları üzerine yapılan çalışma sayısı oldukça az olmakla birlikte bazı klinik araştırmalar kas kasılmalarını azalttığı yönünde sonuçlara sahiptir. Ihlamuru piyasada kurutulmuş ıhlamur çiçekleri, hazır poşet çay, kapsül, ıhlamur özü ve tentür olarak bulabilirsiniz. Ihlamur çok faydalı diye de bizim İstanbul travestilerinden Banu gibi günde altı yedi bardak içmeye kalkmayın. Ihlamur kısa süreli ve tavsiye edilen oranlarda kullanıldığında bir yan etkisi yoktur. Ancak uzmanlar uzun süreli kullanımının kalp hasarına neden olabileceğini belirtiyorlar. Ayrıca ıhlamur ağacı kabuğuna temas etmek ciltte tahrişe yol açabilir. Gebe ve emzirme dönemindeki kadınların ıhlamur çayı içmeden önce doktorlarına danışmaları tavsiye edilmektedir.Sağlıkla kalın İclal.