travesti modeller için tıklayın

Sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenme yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Beslenme, sağlıklı yaşamanın en önemli unsurlarından biri. Sağlıklı beslenip zararlı besinlerden uzak durarak daha uzun, kaliteli bir ömür geçirebilirsiniz. Sizi hızla yaşlandıracak, zararlı besinleri öğrenerek bu gıdalardan uzak durabilirsiniz. Çeşitli sebze ve et ürünlerini kızartarak tüketmek, fazladan yağ almanıza, vücudunuzun hantallaşmasına, cildinizin bozularak akne, sivilce oluşmasına neden oluyor. Tüm bu etkiler de hem cildinizi hem de vücudunuzu daha hızlı yaşlandırıyor. Granül kahve çeşitleri, içerdikleri kimyasallar ve gördükleri işlemler nedeniyle asitli ve zararlıdır. Bu asitler, midenin delinmesine dahi yol açabildiği gibi cildi yaşlandırır. Kahve tüketmeyi seven kişiler, Türk kahvesi gibi işlem görmemiş kahveleri tercih edebilir. Benim favorim dibek kahvesi tabii ama her yerde bulunmuyor İstanbul travestilerinden Asu kendine altı ay yetecek kadar bulmuş eşe dosta da dağıtmış bol bol içiyoruz ona gidince demeyeceğim çünkü her şeyin fazlası zarar az içiyoruz. Şekerli içecekler ve şekerli yiyecekler, vücuda alınan proteinleri yok eder. Cildi güzelleştiren, vücudu dinç ve zinde tutan proteinler azaldığında yaşlanma hızlanır. Tüm bunların yanı sıra şeker kilo alımına, yağlanmaya ve cildin esnekliğini yitirmesine de sebebiyet verir. Börek, poğaça, pizza, makarna, ekmek gibi hamur işi yiyecekler, karbonhidrat ile doludur. Karbonhidrat ve bunun yanı sıra şeker de barındıran hamur işleri, metabolizmayı yavaşlatır. Daha sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudu yağlandıran hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Doğal bir içeriği olmadığı için sindirim sistemi tarafından tanınmayan ve bu yüzden de hazmedilemeyen margarin, vücudun yağ depolamasına neden olur. İçeriğindeki doymamış yağ asidi hücreleri yok ederek yaşlanmayı hızlandırır. Tüm sebzeler sağlıklı ve faydalı değildir. Havuç, mısır gibi şekerli sebzeler, içerdikleri vitaminler için tüketilebilir. Ancak aşırı tüketilen bu sebzeler, kan şekerini yükseltebileceği için tehlike barındırır, yaşlanmaya yol açar. Bu sebzeler, kilo alımına da neden olabilir. Aman diyorum travesti dostlar şekere dikkat edin. Çok sık tüketilince bağımlılık yapan gazlı ve asitli içecekler, yüksek oranda şeker içerir. Ayrıca fosfor açısından zengin olan bu içecekler, vücuttaki kalsiyumun azalmasına yol açıyor. Azalan kalsiyum başta kemik erimesi olmak üzere türlü rahatsızlıklara neden olarak yaşlanmanın önünü açar, vücudu güçsüzleştirir. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Ayrılığın üstesinden gelmek

Bir aşamada takılı kalmak ise aşk acısının baş edilemeyecek bir noktaya gelmesine yol açabiliyor. Ayrılığın üstesinden gelmek için neler yapabiliriz aşk acısını atlatmanın yolları nelerdir bugün bu konuya değinmek istedim aramızda taze bitmiş aşklar varken başka konu aklıma bile gelmiyor.  Ayrılık acısı yaşayan travesti bireyler için bu yazıyı yamak istedim. Üzüntünüzü yok saymayın, ama mümkün olduğunca günlük hayatınıza devam etmeye çabalayın. Onunla beraber iken ihmal ettiğiniz arkadaş ve aile üyelerinizle sosyalleşin. Duygularınızı güvendiğiniz birileriyle paylaşabilirsiniz ama sürekli bu konu hakkında konuşmamaya çalışın. Eğer ayrılık kararı kesinse, arkadaşça da olsa görüşmeye devam etmek iyileşmenizi geciktirir. Mümkünse görüşmemeyi tercih edin. Sosyal medyadan onu takip etmeyi bırakın. İstanbul travestilerinden Ada eski sevgilisini sosyal medyada takibi bırakamadığından çok acı çekti onu unutması uzun aman aldı.‘Keşke’ler ve pişmanlıklar yas sürecinin doğal parçası olmakla birlikte bunlar her zaman gerçekçi olmayabilir. Ders alın fakat pişmanlıklara saplanıp kalmayın. İlişkinizin güzel yanlarını özleseniz de bu ilişkinin bitişinden ‘artık kimseyi sevemem’, ‘bu yaştan sonra başkasını bulamam’, ‘ben sevilmeyecek biriyim’ gibi genel ve olumsuz sonuçlar çıkarmayın.   Acı çekmek bir yere kadar normal. Bu süreç çok uzuyor, günlük hayatınızı, kendinize güveninizi etkiliyorsa, depresyon olasılığını bertaraf etmek için bir uzmana başvurun. Peki bir ilişki ne zaman bitirilmeli? İlişki mutluluk, destek ve eğlence vermek yerine sizden sürekli götürüyorsa bitmeli. Karşınızdaki zor dönem yaşıyorsa ayrılmalısınız demek istemiyorum. Mesela karşınızdaki hastadır ve destek olduğunuz için kendinizi iyi hissediyorsunuzdur, bu artı bir değer. İlişki sizi tek başınıza olduğunuzdan daha kötü yapıyorsa, düşünmeye başlamalısınız. Hangi koşullarda kötü olduğu kişisel bir şey, herkes için değişir. Birisi fedakarlıktan o kadar çok hoşlanıyordur ki, ilişki içinde her şey aleyhine olduğu halde ilişkiye devam ettirmek onun için avantajdır. O zaman fedakarlığa neden ihtiyaç duyduğunu sorgulamak gerekir ama yine karar ona aittir. Her kayıp ve her ilişki insana bir şey öğretiyor. Bittiyse elbette üzüleceğiz, neleri farklı yapabilirdim diye değerlendirip önümüze bakacağız. Bize öğrettiği şeyleri sepetimize atıp daha güçlü şekilde devam edeceğiz. Sevgiyle kalın İclal.

Saçlar bahara hazırlansın

Önümüz yaz bahar aylarının başlangıcındayız ve saçlarımız artık şapkanın altında değil açtık savurduk güneşe ama o da ne? Dökülmüşler hem de çok. Ne yapmalı kısa sürede yeniden canlanmaları için derseniz sevgili travesti bireyler birkaç yöntemi sizler hemen anlatmak isterim. Ayda en az 1 kere 10 diş sarımsağı ezin iyice dövün ve içine 1 yemek kaşığı süt ilave edin elde ettiğiniz karışımı saçınıza masaj yaparak yedirin bir bone takarak 1 saat bekletin ve yıkayın. Aktardan veya bölgenizde var ise ısırgan otu temin edin suda kaynatarak demlenmesini bekleyin o su yeşil gibi olacaktır sonra fısfıs kolonya şişesi gibi bir kabın içine dökün aklınıza her geldiğinde saçlarınıza sıkın. Bol bol su için hücrelerin yenilenmesi kanın yenilenmesi için önemlidir.Biberiye dalları saç dökülmesi tedavisinde kullanılmıştır. Bir tutam biberiye yapraklarını kısık ateşte 20 dakika kaynatın. Daha sonra biberiye suyunu süzdürün ve her gün saçlarınızı durulamak için kullanın. Kalan biberiye suyu ise yaklaşık üç gün buzdolabında muhafaza edilebilir. Dökülen saçları geri getirmeye ilaveten, biberiye suyu doğal bir saç kremi olarak uygulanabilir. Horozibiği çiçeği (yabani kadife çiçeği) yapraklarının suyu, saç tellerinin incelmesine karşı güçlendirmek için kullanılmaktadır. Horozibi çiceğinin özsuyunu elde etmek için, bir meyve sıkacağı veya mikser kullanabilirsiniz. İlaç her gün taze olarak yeniden hazırlanmalıdır, çünkü sulandıktan hemen sonra saça uygulanmaz ise tedavi edici özelliği ortadan kalkar. Horozibiği çiçeği sıvısı saç derisinde ve saçlarda ve saçları durulamadan önce yaklaşık 1 saat öncesinde sıcak su ile masaj yapılarak uygulanmalıdır. Saç dökülmesini engellemesine ilaveten, horozibi çiceği saçların gençleşmesinde ve yumuşamasında da önemli rol oynar. Bu çiçeği nereden bulabileceğinizi ise İstanbul travestilerinden Helin biliyor bana da sır diye söylemedi ama bakalım buluru aktarlarda herhalde. Saç güçlendirici etkisi inanılmaz olan kına, Hindistan’da yetişen bir bitkidir. Uzun, güzel saçları ve düşünceleriyle ünlü olan hemen hemen her Hintli kadın düzenli olarak kına ilaçları kullanmaktadır. Kına, saçların parlak ve güçlü görünmesinde önemli bir role sahiptir ve saç millerinin kırılması engeller. Kına özü içeren doğal saç bakım ürünleri kullanmaya özen gösteriniz. Yonca suyu, yıllardan beri kullanılan saç bakım ilaçlarından. Özellikle saç köklerini beslemede, saç incelmesini engellemede ve saç dökülen bölgelerdeki yeni saçların gelişmesinde önemlidir. Artık yazdan korkmayın açın güzel saçlarınızı rüzğarda savrulsunlar sevgiyle kalın İclal.

Farkındalık

Ne zaman kendin olmayı başarabilirsen yani farkındalığını keşfedersen işte o gün mutluluğun kapıları sonuna kadar sana açılır. Farkındalık sadece senin içindir. Bir ağacın farkına varmak gibi duvarın farkına varmazsan toslarsın sen zarar görürsün işte o nedenle değerli travestiler farkında olun her şeyin ve herkesin ama önce kendinizin farkına varın.Kendilerini iyileştirebilenler; yüksek düzeyde titreşenler ve bilincin bedeni değiştireceğini bilenlerdir. Kendini iyileştirmeyle ilgili bilmeniz gereken üç unsur var:Birincisi bütünlüktür,İkincisi bütünlüktür ve üçüncüsü de bütünlüktür!…Hayır aynı şeyden bahsetmiyorum bütünlüğü derinlemesine keşfedin istiyorum.Her bir hücre yanı başındaki hücre kadar aydınlanmıştır. Tek bir aydınlanmış merkeze sahip olduğunuzu düşünmek yerine milyonlarca aydınlanmış merkeze sahip olduğunuzu bilin. Bedeninizin tümüyle titreşmesi için sadece aydınlanma merkezi olarak tayin ettiğiniz bölümün değil, tüm bedenin birlikte titreşmesi gerekir. Sevgili travestiler, ben her bir hücrenin ışık kaynağının bütünleştirilmesinden söz ediyoruz, her bir hücreyi tüm bilincin bir parçası olarak görmelisiniz. Bu ise “bizi” içerir. Eğer ayak parmağımızı bir taşa çarparsak biz inciniriz. Biz’in kutsallığını kabul ettiğiniz zaman hep birlikte titreşmeye başlayacaksınız. Bedeninizde farkındalığa sahip olmayan tek bir hücre bile yoktur. Ama siz çoğunlukla farkındalığı bedenin önemli bir giriş kapısı olan üçüncü gözde algılarsınız. Üçüncü göz diğer hücrelerin yardımlaşma ve işbirliğinin en yüksek noktasıdır, sadece bir odaktır. Burada bir biliş vardır, o ayak parmağınızın hücresiyle, dirseğinizin hücresiyle, her organın hücresiyle başlar, hepsi sizin bildiklerinizi bilir. Neden mi? Çünkü hepsi o içsel saate dahildir. Kanser hücresini örnek veren Bodrum travestileri arasındaki Bade o önemsenmediğinde nasıl bütün hücreleri öldürmeye başlayıp sizi sona hazırlıyorsa hücreleri birbirinden bağımsız görmek işte bu kadar yanılgıya sebep verir diyor. Her hücremiz bir bütün ve biz olmayı öğrenmiş neden hala ben olmakta diretenler var anlamıyorum. Siz hep birlikte titreşmedikçe o saat ölüm hormonuyla ne yapacağını asla bilemeyecektir. Böylece kendini iyileştirmenin merkezini “BİZ” oluşturur, bunu sağlayan odur. Niyetinizi sözle ifade etmeniz de çok önemlidir. Bu, bedeninizin, aklınızın ve ruhunuzun bir araya gelip biyolojinizin işittiği sözler söylemesidir, çünkü söylediğiniz şeyi yaratırsınız. Kendinizi şu veya bu organınızın incindiğini söylerken yakalıyor musunuz? Onu biz incindik’e çevirin, her konuşmanızda biyolojinizin “BİZ”liğini ifade edin! Sevgiyle kalın İclal.

Muhteşem ikili

Çok eski dönemlerden bu yana Türk mutfağının ayrılmaz ikilisi tahin ve pekmezin tarihi çok eskilere dayanıyor. Hatta pekmezin önce Türk tatlılarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahin ve pekmez, binlerce yıldır geleneksel beslenme kültürümüzün ve damak zevkimizin en önemli tatlı besinlerinden biri haline geldi. Benim olmazsa olmazım nedir derseniz hemen yazarım buraya çünkü pekmezin gücü hep yanımdadır. Küçük-büyük herkese özellikle kış aylarında tüketilmesi önerilen pekmez, aynı zamanda afrodizyak etki yaratıyor. Sağlığa faydaları saymakla bitmeyen pekmez vücuttaki kanı artırıyor, enerji veriyor, iştah açıyor. Hamilelikte ve bebek gelişiminde fayda sağlıyor. Mideyi, bağırsakları, böbrekleri kuvvetlendiren, damar sertliğine iyi gelen, kan dolaşımını rahatlatan pekmezin sağlığa diğer faydaları ise şöyle: Soğuğa karşı vücut direncini artırır. Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır. Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur. Kolestrolü düşürür ve tansiyonu dengeler. Cinsel gücü ve sperm sayısını artırıcı özelliği vardır. Akciğer rahatsızlıklarında da kullanılır. Günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılar. Pekmez ile birlikte mükemmel bir lezzet oluşturan tahinin de faydaları hayli fazla. Tahinin hammaddesi olan susam, besin maddelerinin kralıdır. Susamda yüzde 45 protein, yüzde 55 yağ vardır. Soğuk algınlığına, nezle gribe iyi gelir. Zihinsel yorgunluğu giderir. Hücreleri yeniler. Gençlik kaynağıdır. Özelliği ise hücreleri yenilemesi ve yaraları kapamasıdır. Tahinde bol miktarda lesitin (E vitamini) bulunur. C ve B vitaminleri de boldur. Cinsellik hormonlarının oluşmasına yardımcıdır. İdrar söktürücüdür. İki çorba kaşığı tahinde yaklaşık yarım kilo biftekteki kadar protein vardır. Tahin, özellikle ülsere ve gastrite iyi geliyor. Ancak tahini aç karnına sade halde tüketip (2-3 yemek kaşığı) üzerine yarım saat asla su içmemek gerekiyor. Şeker hastalarına önerilir. Şimdi bunca faydasını bilip de yememek ayıp olurdu o yüzden her sabah kaşıkla girişirim Tahin Pekmeze ve tüm travesti bireylere öneriyorum. Tahin deyince de Diyarbakır travestilerinden Aşkın aklıma gelir sağ olsun her sene hiç üşenmez gönderir bana vefalı arkadaşım benim var olasın. Hepinize sağlıklı günler dilerim hoşça kalın İclal.

Sindirime yardımcı gıdalar

Su evrensel olarak içebileceğiniz en yararlı içecektir ve muhtemelen sağlık uzmanlarından su tüketmenin sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinin anahtarı olduğunu duymuşsundur. Muhtemelen fitness uzmanlarından, kilo vermek için etkili yöntemlerden birinin çok fazla su içmek olduğunu da öğrenmişsinizdir. Tarçın gibi zencefil çayı da bağırsak gazlarını kıran bir besindir. Eğer midenizde şişkinlik ve bağırsaklarınızda kramp oluyorsa zencefile bir şans verin çok faydası olacaktır. Özellikle bütün gün ayakta kaldıktan sonra pek çok travesti bireydende aynı sorunu duyuyorum. Karnımız şişiyor her zaman giydiğimiz kıyafetlere sığmaz oluyoruz. Taze zencefil köklerini kesin, suya atıp bir gece bekletin. Bu şekilde zencefilin bütün etkilerinin suya geçmesine zaman vermiş olursunuz. Salatalık vitamin B açısından çok zengindir ve vitamin B de stres ve endişeye iyi gelir, bu da sindirimi olumsuz etkileyecek faktörleri azaltmanızı sağlar. Suya salatalık eklemek genel anlamda salatalık yemek kadar etkili olmasa da salatalığı her türlü tüketmek vücuda lif girmesini sağlar. Lifler de kronik kabızlığa iyi gelir.2-3 yemek kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp içmek vücudumuzdaki hidroklorik asitlerin üretimi arttırır. Hidroklorik asitlerin amacı da vücuttaki proteinleri amino asitlere çevirmektir, aynı zamanda sindirime yardımcı olurlar. Eğer midemizde yeterince asit olmazsa yemekler tam olarak sindirilemez ve yararlı besinler tam olarak emilemez. Bu şekilde elma sirkesi tüketmek sindirimi hızlandırır. Ayrıca iyi bir besin kaynağı olarak da fayda sağlar. Limonda bolca C vitamini olduğunu ve her gün almamız gereken önemli bir vitamin olduğunu biliyoruz. Sadece 4-5 ince dilimi büyük bardak suya atın ve bağışıklığınızı yüksek tutun. Daha da ilginç bir şey duymak ister misiniz? Bu formülü aldığım Bodrum travestilerinden Gül gizli tutuyordu ama benim ısrarlarıma dayanamadı buradan ona çok teşekkür ediyorum. Limonu kesin ve üzerine limon tuzu atarak evinizin her köşesine yerleştirin bu hem hoş bir koku hem de ferah bir nefes almanızı sağlayacaktır. Limon suyundaki asitler midenizdeki asitlerle aynı özellikleri taşır bu da karaciğerinizi kandırarak daha çok safra üretmesini sağlar. Daha çok safra yiyeceklerin sindirim sisteminden daha yumuşak bir şekilde geçmesini sağlayacaktır. Sevgiyle kalın İclal.

Diş etleri

Dişlerimiz hiç önem vermediğimiz ama aslında son derece önemli olan kesici aletlerimizdir. Sadece yemek içmek için değil konuşmak ve yüzümüzün düzgün görünmesi için bile dişlerimize ihtiyacımız var. Her gün düzenli fırçaladığınız halde dişleriniz çürüyor, sallanıyor, hatta kanama yapıyorsa mutlaka dikkate almalıyız. Diş eti kanaması ve dişlerin sallanması en sık yaşanan iki ağız sorunudur. Kaynakları farklı olsa da, genelde oluşma nedenleri hijyene yeterince önem verilmemesidir ve diş eti iltihabına neden olabilirler. Bu yüzden, sizinle diş eti kanaması ve sallanan dişler için uygulayabileceğiniz bazı doğal tedaviler paylaşmak istiyorum.Tabii ki, bu öneriler ve tedaviler çok ciddi ve ileri olmayan durumlarda işe yarayacaktır. Eğer sorununuz ciddiyse, probleminizin tam olarak bulunması ve en iyi şekilde tedavi edilmesi için mutlaka bir diş hekimine gitmelisiniz. Genetik olarak diş etleri sağlam olmayan travesti bireylere birkaç öneride bulunmak isterim basit olan bu yöntemlerle kanamadan kurtulmak mümkün olacaktır. Kanayan diş etleri için en iyi tedavilerden birisi ılık tuzlu su ile gargara yapmaktır.  Bildiğiniz üzere tuzlu su karışımlarının antiseptik özelliği vardır ve bu durumda kullandığınızda diş etlerinizdeki kan dolaşımına da iyi gelecektir. Böylece şişip kanamalarını önleyebilirsiniz. Günde iki sefer, bir tutam tuz eklenmiş su ile gargara yapın. Hem diş eti kanaması hem de sallanan dişler için uygulayabileceğiniz bir başka önerim ise su ve peroksit ile bir karışım hazırlamanız. Bu tarif için hidrojen peroksit (oksijenli su) kullanmalısınız. Ağzınızı bu karışım ile otuz saniye çalkalayın. Karışımı yutmamaya dikkat edin çünkü bu sağlığınız için zararlı olabilir. Haftada üç defa bu gargarayı uygulamanızı öneriyorum bu peroksit zararlı olduğundan ağzınızda iyi şeylere yol açsa da yutulduğunda boğazınıza ve midenize zarar verebilir. Lütfen dikkatli olun. Oksijenli su karışımı ile ağzını çalkalayan İstanbul travestilerinden Ayça ağız içindeki zararlı bakterilerden de kurtulmuş. Karbonat diş etlerinizin kanamasını ve iltihaplanmasını önlemek için çok etkili doğal bir çözümdür. Az bir miktar su ve karbonatı karıştırıp parmağınız ile diş etlerinize sürün. Ardından dişlerinizi normal şekilde fırçalayıp gargara yapın. Hangisini isterseniz onu kullanın ama düzenli bir şekilde yapın ki diş etleriniz kuvvetlensin sağlıkla kalın İclal.

 Akciğerlerimiz

Akciğerlerimiz tıpkı ağaçların dünyayı temizlemesi gibi bizim içimizi temizleyen en sadık organlarımızdır. Onlara iyi bakmak gerekir yoksa çabucak hasta ederiz ki bunun dönüşü olmaz. Bir önceki yazımda bahsetmiştim. Kaldığım yerden sizlere bilgi vermeye devam etmek istiyorum değerli travesti bireyler bir hatırlatalım ne demiştik. Öncelikle akciğerlerimiz için üç günlük bir çabaya ihtiyacımız var. Öncelikle sabahları limonlu su ihmal edilmeyecek. Sonra bolca antioksidan alınacak ve potasyumla devam edeceğiz. Özellikle fasulye, ıspanak, mantar, kuru kayısı, yağsız yoğurt, domates, havuç gibi besinler potasyum açısından zengin besinler arasındadır.  Sonrasında ise bolca havuç suyu ile yıkayacağız bedenimizi bunları yaptıktan sonra birkaç önerim daha olacak. Yemekten önce içilen havuç suyu kanı alkalileşme adına büyük bir etkisi vardır. Mesela yatmadan önce kızılcık suyu içmekle devam edelim. Kızılcık suyu biraz zor bulunur ben her sene İzmir travestilerinden Banu’ya sipariş veririm o bana tedarik eder. Kızılcık suyu akciğerde enfeksiyona neden olan bakteriler ve toksitlere karşı bir savunma görevi üstlenmektedir. Bakterilere karşı bu konuda kızılcık suyunun büyük yardımları dokunacaktır. Vücut bakımı ve egzersizler. Günlük yapılacak olan 30 dakikalık bir egzersizle birlikte terleme gerçekleşecektir. Bu terleme esnasında vücuttaki toksinler terle birlikte dışarı atılmada büyük etkiye sahiptir. Mümkün olduğunca bol egzersiz ve belli bir plana göre düzenli olarak egzersiz yapılması önemlidir. Okaliptüs meyvesi zor bulunacak olsa da bir şekilde ulaşılmalı ve sıcak suyla 10 damla okaliptüs damlatılarak su soğuyana kadar suyun buharını içimize çekmeliyiz. Okaliptüs akciğer temizliğine olumlu etkisi oldukça fazladır. Bu aşamaları yapmadan önce ilk yapmamız gerekenlerden biri de sigara ve alkolden uzak durmaktadır. Bu zararlı zehirleri kullanıp aşamaları uygulasak bile fazla etkisi olmayacaktır. Mümkün olduğunca sigara ve alkolden uzak kalarak akciğer temizliğimizi daha güzel şekilde gerçekleştirmiş olacağız. Tam tamına üç gün sürecek bu uygulamadan sonra ciğerlerinizdeki rahatlamayı sizde göreceksiniz. Lütfen bu yazdıklarımı önemseyin zira her yıl en çok can alan hastalık akciğer kanseri mutlaka sizde sevdiğiniz biri bu hastalıktan kaybetmişsinizdir. Sağlıklı ve mutlu yaşamlar İclal.

Sembollerin anlamları

Üzerimizde bulundurduğumuzda olumlu psikolojik etkileri olan bazı semboller vardır pek çok travesti birey bunun farkında olmadan satın aldığı bir süs eşyasını mesela bir kolyeyi ne anlam ifade ettiğini bilmeden takarlar peki bunlar hakkında bilgi sahibi olmak ister miydiniz? Öyleyse yazımı okuyun.Lotus Çiçeği, Başta Budizm olmak üzere birçok dinde spiritüel anlama sahip olan bu çiçek, aydınlanmayı temsil etmektedir. Materyalizmin kirli dünyasından kurtulup güneş ışığına ulaşan bir aydınlanma… Lotus çiçeği, kendi içimizdeki karanlıktan sıyrılıp, iç huzurumuza dönüşümüzü tamamlamak gibi çok derin anlamlar taşıyan bir semboldür. Pentagram; Çoğunlukla yanlış bilinen ve satanizm ile ilişkilendirilen bu sembol aslında insanın sahip olduğu özelliklerini temsil etmektedir. Tepe noktası ruhu ve diğer dört köşe dört elementi simgelemektedir. Wiccanlar kutsal törenlerde bu simgeyi insanlığın doğasını hatırlatmak için kullanıyorlar. Sağlık kuruluşları tarafından kullanılıyor da olsa Caduceus aslında Hermes’i simgelemektedir. Mitolojiye göre Hermes’e, abisi Apollon’un verdiği bu asa, uyuşmazlık içinde olan herhangi iki şeyi uzlaştırma gücüne sahiptir. Hermes yeni asasını denemek için birbirlerine öfkeyle tıslayan iki yılanın arasına sokar. Yılanlar kavgalarını unutup, asanın etrafına sarılırlar ve o günden sonra hep asanın üzerinde kalırlar. Caduceus sembolü, aynı zamanda kendi ilkel yaşam gücü enerjimizin bir gösterimidir. Biri dişiliği diğeri erkekliği simgeleyen yılanlar, omurganızın tabanından yükselen Kundalini enerjisini temsil eder; Dharma çarkı ya da “Yasanın Çarkı” olarak bilinen bu sembol, Budizm’de Nirvana’ya giden yolun sembolüdür. Her bir tekerlek parmağı, Buddha’nın Sekiz Katlı Yolundaki bir basamağı temsil ediyor. İlginçtir ki, bu sembolün varlığı Budizm’den öncesine dayanmaktadır. Geometrinin başlıca sembollerinden biri olan Yaşam Çiçeği tüm yaratılış modellerini içermektedir. 7 veya daha fazla örtüşen simgeden oluşan bu çiçek, hayat türünün hemen hemen her antik kültüre dayandığını simgelemektedir. Ayrıca yaratılışın ortaya çıkardığı kutsal oluşumlardan biri olduğuna inanılmaktadır. Arapça’da 5 anlamına gelen “Hamsa” kelimesi bir elin 5 parmağını temsil etmektedir. Evrensel olarak da insanları kötülüklerden, kem gözlerden koruduğuna inanılır. İnanışa göre, bu sembolü taşıyorken birisi size kem gözleriyle baksa ya da zarar vermek istese bile hamsa sizi korur ve zarar görmezsiniz. Semboller ve yaydıkları enerjiler hakkında yazacaklarım bu kadar daha fazlasını öğrenmek isteyen Ankara travestilerinden Bade gibi bu konu hakkında yazılmış kitaplardan alabilirsiniz. Sevgiyle kalın İclal.

Problemli erkekler

Problemli bir ilişki ya da evlilik yaşayıp çok zor bir ayrılma serüveni yaşayanlar yeni bir ilişkiye karşı güven kırılması yaşarlar ve çoğu zaman cinsellik en çok etkilenen alandır. Bu gayet normaldir bu şekilde olan pek çok erkek vardır travesti bireylerin içinde bunlarla karşılaşan da olmuştur olmadıysa da olacaktır. Bu tür kötü tecrübeleri atlatmak birçok insan için kolay değildir. Eski sevgilisinin böyle bir sorunu olan İstanbul travestilerinden Esra çok çekti ama bir türlü aşamadı bu engeli çünkü bu tek taraflı çözülebilecek bir sorun değildir. Kişi bunu kendi istemeli ve gerekirse psikolojik olarak tedavi görmelidir. Yaşanan travma ne kadar ağırsa, kişinin kendi kabuğundan çıkabilmesi ve yaşadığı olayın şokunu atlatabilmesi de o kadar zor olur. Bir kadın için çok büyük bir aşk duyuyor olsa ve onunla sıcak bir ilişki kurmak ve cinsel yönden yakınlaşmak istese de, eskiden yaşadığı olayları ve korkularını bir tarafa bırakıp içinden geldiği gibi hareket edebilmesi kolay değildir. Herhangi bir şeye karşı olan bağımlılık da erkeklerde cinsellik korkusunun gelişmesine sebep olabilir. Bir şeye karşı duyulan bağımlılık kişinin beynini hiç fark etmediği şekillerde etkiler. Kişi ne kadar çok uğraşsa da zihninde oluşan bu etkinin mantıklı bir açıklaması yoktur ve kişi ondan kolay kolay kurtulamaz. Bağımlılıklar, özellikle erkeklerin gizlemek için uğraştığı bağımlılıklar, yıkıcı etki yapar. Öylesine saplantılı bir bağımlılık haline gelir ki bazen gözü başka hiçbir şey görmez. Bu durum bütün bağımlılık türleri için geçerlidir. Bu alkol, uyuşturucu ya da aklınıza gelen herhangi bir şeye karşı olan bağımlılık olabilir. Kumar bağımlılığı biri, günlerce eve gitmeyebiliyor. Bir şeye karşı duyulan bağımlılık kişiyi esir alabilir ve kişinin karşı cinsle yakınlık geliştirmesinin önünde bir engel teşkil edebilir. Bir erkeğin özgüveninin zayıf olması ve dış görünüşüyle ilgili algısının kötü olması cinsellik için hazır hale gelebilmesini de etkiler. Görünüşü ile barışık olmaması, kendini çirkin görmesi veya mesela penisini küçük görmesi gibi fiziksel durumu ile ilgili güven zayıflığı oluşturan bir algıya sahipse; karşı cinsle bir ilişki yaşamayı hak etmediğini düşünüyorsa, bu yönde bir adım atmaktan kaçınabilir. Özgüven düşüklüğü, başkaları için pek anlam ifade etmese de, bir erkeğin düşünme şekli üzerinde olumsuz bir etki bırakabilir. Özgüven düşüklüğü genellikle birçok sebebin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur ve bir erkeğin birçok alanda kendisini rahat ya da kendinden emin hissetmesine engel teşkil eder. Buna cinsel hayatı da dahildir. Sevgi ve sağlıkla dolu günler dilerim İclal.